24 Ocak 2012 Salı
Tibet'in Yaşam ve Ölüm Kitabı
Sogyal Rinpoche tarafından yazılmış olan Tibet'in Yaşam Ve Ölüm Kitabı yaşamı ve ölümü Budist bakış açısına göre algılamamız ve anlamamız için kocaman bir ışık tutuyor. Bizler ölüm üzerinde konuşmak bir yana, ömrümüzün büyük kısmında ölümü düşünmek bile istemiyoruz. Çünkü ölüm bize göre bir son, bir kopuş demek. Oysa Tibetliler hayatları boyunca ölüm günlerine hazırlanıyorlar. Öldükleri an onlar için hayatlarındaki en önemli an.
Kitapta Mevlana'ya da bir iki gönderme de bulunuyor. Ayrıca Tibet'li Lamaların enteresan ölümleri, ölümleri sırasındaki meditasyon deneyimlerinin anlatıldığı, öldükten kısa bir süre sonra tekrar hayata döndürülen kişilerin ölüm deneyimlerinin anlatıldığı bölümler var. En ilginci de ölümden sonrasından bahsedilen bölümler diyeyim ve susayım :)
Kitabın önsözünü aşağıda paylaşmak istiyorum:
Doğru zamanlanmış kitapta Sogyal Rinpoche, yaşamın gerçek anlamının nasıl kavranacağı, ölümün nasıl kabullenileceği ve ölmekte olanlarla, ölmüş olanlara nasıl yardım edileceği konularına odaklanıyor.
Ölüm yaşamın er ya da geç yüzleşeceğimiz, doğal bir parçasıdır. Bana göre yaşarken bununla başa çıkmanın iki yolu var: ya onu yok saymayı, görmezden gelmeyi seçmek ya da kendi ölüm olasılığımızla açık açık yüzleşerek, getirebileceği acıyı en aza indirgemek. Ama yine de, her iki şekilde de tam anlamıyla onun üstesinden gelemeyiz.
Bir budist olarak ölümü, dünyada varolduğum sürece başıma geleceğini kabullendiğim bir gerçek, normal bir süreç olarak görüyorum. Ondan kaçamayacağımı bildiğim için de kaygılanmanın bir yararı olmadığına inanıyorum. Ölümün kesin bir son değil, eskimiş ve yıpranmış giysilerin değiştirilmesi olduğu düşüncesindeyim. Yine de ölüm hakkında önceden tam birşey söylenemez. Nasıl ve ne zaman başımıza geleceğini bilemeyiz. Bu yüzden de, gerçekleşmesinden önce belirli önlemleri almak akıllıca olur.
Doğal olarak çoğumuz huzur içinde ölmek isteriz, ama şu da açık ki, eğer yaşamlarımız şiddetle doluysa veya zihinlerimiz çoklukla kızgınlık, bağlılık ya da korku gibi duygularla çalkalanıyorsa rahat bir ölümü umut edemeyiz. İyi bir ölüm arzuluyorsak nasıl iyi yaşanacağını öğrenmek zorundayız: huzurlu bir ölüm umut ediyorsak, bu huzuru öncelikle zihnimizde ve yaşam biçimimizde kazanmamız şarttır.
Bu kitapta da okuyacağınız üzere, gerçek ölüm deneyimi Budistler için çok önemlidir. Nasıl ve nerede yeniden doğacağımız genelde karmik güçlere bağlıysa da, ölüm anındaki zihinsel durumumuz bir sonraki yeniden doğuşumuzu etkiler. Yani ölüm anında o güne kadar yaşadığımız birçok karmanın etkisine karşın zihnimizi berrak tutmak için özel bir çaba sarfedersek doğru ve temiz bir karmayı kuvvetlendirip harekete geçirebiliriz; böylece bu da mutlu bir yeniden doğuşu beraberinde getirir.
Ölüm anında çok derin ve yararlı içsel deneyimler yaşanabilir. Meditasyon esnasında tekrar tekrar deneyimlenen ölüm süreci bilgisini, kendi gerçek ölümü anında kullanan hünerli bir meditatör, büyük bir ruhsal anlayış kazanabilir. İşte bu yüzden deneyimli uygulayıcılar ölüm anında meditasyon yaparlar. Klinik ölümlerinin üzerinden çok uzun süre geçmesine karşın bedenlerinin çürümeye başlamaması da bu hünerlerinin belirtisidir.
Diğerlerine iyi ölmeleri için yardım etmek, en az kendi ölümümüz için hazırlık yapmak kadar önemlidir. Yeni doğmuş bir bebek olarak hepimiz çaresiz ve yardıma muhtaçtık, gördüğümüz ilgi ve şefkat olmaksızın hayatta kalamazdık. Aynı şekilde, ölmekte olanlar da kendi kendilerine yardım edemezler; onların endişe ve rahatsızlıklarını gidermek için kendilerine elimizden geldiğince yardım etmeli, huzur içinde ölmelerini sağlamalıyız.
Burada en önemli nokta, ölmekte olan insanın zaten karışık olan zihnini daha da karıştırmaktan kaçınmaktır. Bizim asıl hedefimiz ölmekte olan kişiyi rahat ettirmektir ve bunu yapmanın da birçok yolu vardır. Ölmekte olan kişi ruhsal uygulamalara yabancı değilse, bu bilgilerin kendisine anımsatılması ona esin verip güvenini tazeleyebilir; tabii bunun nazikçe yapılması da onun zihninde dinginlik ve rahatlama yaratır.
Ölmüşler ve ölmekte olanlar konusu, Tibet'li Budistlerle modern bilimsel yöntemler arasında bir buluşma noktası sağlayabilir. Her iki tarafın da düşünce ve uygulama alanlarında birbilerine katkıda bulunabilecek birçok şeyleri olduğuna inanıyorum. Sogyal Rinpoche konumu nedeniyle bu buluşmayı kolaylaştıracak en uygun kişidir. Tibet geleneklerine göre büyütülmüş ve en iyi Lamalarımızdan eğitim almıştır. Ayrıca modern eğitimden de yararlanmış, batıda uzun yıllar bir öğretim görevlisi olarak yaşamış ve batının düşünce tarzını çok iyi kavramıştır.
Bu kitap okuyucuya ölmüşler ve ölmekte olanlarla ilgili sadece kuramsal bilgiler vermekle kalmayıp, kendilerini ve diğerlerini bu olaya sükunetle hazırlamaları için gerekli uygulamalı bilgileri de içeren bir kaynak niteliğindedir.
2 Haziran 1992
Dalai Lama
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Psikiyatr Dr Mustafa merterin Dokuzyüz katlı insan adlı kitabını öneririm bu konuları müslüman kültürüne göreve bilimsel gerçeklerle harika şekilde anlatıyor.
Tavsiyeniz için teşekkürler. Okuduğum ve çok değerli bulduğum bir kitaptır.
Yorum Gönder